Bu blog'da gerçekler ve bakış açıları sorgulanır...

17 Nisan 2009 Cuma

Kötülüğün Paslanmaz Çelik Kutusu Açılınca Mozart'ın Müziği ile Silah Sesleri Aynımı Olacak?

Sadece yurdumuzda değil,gezegenin çoğunluğunda,yazılı ve görsel basın öncelikle ve dahada doğrusu genelde sadece kötü haberleri veriyor.Terör,cinayetler,ahlaki sapıklıklar,skandallar,ciddiyetsiz sulu sepken yayınlar birbirini izliyor;sanki bir modayla karşı karşıyayız.Oysa kimse kötülüğün teşhirinin iyileştirici olmadığını aksine daha çok kötülüğü davet ettiğini düşünmüyor.Cinayet,cinayetleri davet ederken,terör keyifle reklamını yapmayı sürdürüyor.Dinsel istismarın dışında,yapıcı,iyileştirici,huzur verici yayınlarahemen hiç rastlanmıyor.Bir şeyler yanlış ama kimse görmek istemiyor;fark edenler ise yeterince konuşmuyor.Hitler'in İsrail'in babası olması hayalinde olduğu gibi,gazete ve tv'lerde habercilik saplantısı yenilenip bir reforma gidilse,ekranlar,sayfalar kandan,vahşetten arınsa acaba ne olur,neden kimse en azından denemiyor."Bireysel veya örgütsel terörün başarılı olmasının tek yolu sadece yaratıcılık''(Bakunin)değilmi?Biz buna çanak tutmuyormuyuz?Sofrada yemeğin başında kanal değiştirsek dahi kurtulamadığımız kopuk kelleleri,parçalanmış vucutları seyretmemizin bedeli nedir?Ya çocuklar ne ödüyorlar?Basit katillerin,yüzsüz dolandırıcıların ve düzeysiz siyasetçilerin ekrana çıkmaktan,fotoğraflarını görmekten duydukları zevki muhakkak biliyorsunuzdur.Kötülüğün nefesinin yayılmasına izin verilmemeli,bu bulaşıcı negatif enerji iletişimle daha kolay,daha etkin yayılıyor olamazmı.Antik kültürlerin getirdiği yıkıcılığı anımsayarak,geleneksel iletişimede artık bir son verilse daha güzel bir Dünya'mız olamazmı???

Hiç yorum yok: