Bu blog'da gerçekler ve bakış açıları sorgulanır...

21 Haziran 2009 Pazar

Aşk Tanrıçası ŞEYTAN...(part2)Pan'ın Ölümü

 Evet nerde kalmıştık.Sanırım buraya kadar yazdıklarımdan belirli bir fikir sahibi olundu…
Şimdi gelelim Şeytan’ın diğer adı olan LEVİATHAN’a.Yani”sudan çıkan yılan”a.Bakalım Tevrat’ta neler yazılmış Leviathan için:İsaiah27:1”O gün Rab Leviathanı,tez kaçan o yılanı ve LEVYATAN’ı,dolambaç giden o yılanı,çetin ve iri ve zorlu kılıcı ile yoklayacak;ve denizde olan canavarı öldürecek”.Yahudilerin Rabbi geleneğinde Leviathan’ın LİLİTH adlı kadın Şeytan olduğu inancı yaygın.Daha doğrusu Şeytan’ın dişi tezahürü(emanasyonu).Kimi ise onun Babil mitlerindeki evrenin temel kötü gücü TİAMAT olduğunu öne sürer.İşin ilginci Tiamat’ta dişi.Üstelik Tiamat’ta denizlerin hakimi bir yılan olarak betimlenmiş.O da aynı Şeytan gibi Tanrının düzenini yok etmek istiyor.Kısaca bu Leviathan’ın dişi Şeytan olduğu hakkında yaygın bir kanı var.Tiamat yada Lilith olarak.Okültizmde derin bilgiye sahip olan Alister Crowley karısına çizdirdiği Lilith ilistrasyonlarında hep uzun ve yılan saçlı resmetmiş Lilith’i.Zaten kadın saçının yılan ile eş tutulması mitolojide sıklıkla rastlanan bir kavram.
İntikam Tanrıçası ERİYNS’lerin,bakışları ile erkekleri taşa çeviren MEDUSA’nın saçları hep yılan.Kötülük genelde kadın saçı ile eş tutulmuş.Müslümanlıktaki tesettür geleneğide bunun bir kanıtıdır bence.Tanrı Nur suresi31 de”Baş örtülerini yakalarının üstünü örtecek şekilde koysunlar”demiş.Saçları boynu dahi kapatacak şekilde örtmeyi emretmiş.Dikkat ederseniz Meryem Ana tasvirlerinin tümündede saçlar örtülüdür.Hemde Katoliklerde saç örtme koşulu olmadığı halde.Yinede rahibeler saçlarını kısacık kestikten sonra rahibe olmaya hak kazanırlar.Oysa Cadılar uzun siyah saçları ile tanınırlar.Hani orta çağda Hristiyan rahiplerce dinsizlik suçu ile diri diri yakılan kadınlar.Ünlü Pagan ressam Botiçelli Afrodit’in(Aphrodith) sudan çıkışını gösteren ünlü resminde acaba bu mit’tenmi esinlendi.Afrodit’in aynı zamanda Venüs olduğunuda sanırım bilmeyen yoktur.Alister Crowley ile Botiçelli’nin resimleri arasında inanılmaz benzerlikler vardır.Uzun saçlar,arka plandaki deniz,büyük midye ve küre,dökülmekte olan güller…Bu kezde Şeytan’ın dişi görünümü ile Aşk tanrıçasının benzerliği noktasına geldik.(unutmadan Crowley’in resminde Venüs’de yedi köşeli bir yıldız olarak yerini bulmuş)Yedi sayısı zaten mistik ilimlerde Venüs’ün sayısı aynı zamanda Şeytan’ında sembolü.İşte yine aynı noktaya döndük.Şeytan ile Aşk ve uyumun sembolü Venüs ilişkisine…
  Tevrat’ta LeviathanA benzeyen bir canavar daha var.RAHAB.Tanrının bu düşmanıda denizden çıkan bir yılan:Eyub26:12”Kuvvetiyle denizi fetheder.Ve anlayışı ile Rahab’ı deler geçer.13 Onun ruhu ile gökler süslenir;Kaçan yılanı onun eli deldi”.Tevrat’ın”Today’s English Version”adlı bir baskısında bu ayetin ardından”Denizin tanrıya karşı savaş açtığı eski bir hikaye var”şeklinde not düşmüş.Öte yandan Leviathan da İbrani din adamlarına göre Tanrıya isyan eden bir deniz prensi.Görüldüğü gibi Tanrı ile deniz arasında bayağı olay cereyan etmiş.Hatta tek tanrılı dinlerin ötesinde,Babil inancında bile kötü Taimat deniz tanrıça.Aphrodith ise mitolojiye denizin kızı olarak yansımış ve denizin köpüklerinden doğmuş..Olympos’lulardan sayılsa bile birbiri ile yakın akrabalık bağı ile bağlı tanrı ve tanrıçalar arasında onların akrabası olmayıp farklı bir orijinden-Denizden doğmuş olan tek tanrıça!.Buna ek olarak Aphrodith’in Anadoluda binyıllardır tapılmakta olan Anatanrıça’nın bir görünümü olduğunu ekleyeyim.Değişik adlarla anılan bu anatanrıça tek tanrılı dinlerin doğuşu ile etkinliğini yitirmiş.Bu anatanrıça inanışa göre dünyayı olduğu kadar evrenide yaratan güç.Hep denizle alakalı.Zaten yaşamda denizde başlamadımı?..
  Dilerseniz bu ilişkiyi artık bir kenara bırakalım.Birazda erkek Şeytan’dan söz edelim…Öncelikle tipine takılalım bu kez,sonra niteliklerine…Hepimiz Şeytan’ın nasıl göründüğünü aşağı yukarı biliriz.Tasvirdeki başlıca özellik boynuzlardır.Sonra keçi sakalı ve kurnaz bakışlı gözleri vardır,hatta kimi kez keçi bacaklarının ve çatal tırnaklarının olduğuda söylenir.Ama belden yukarısı insan gibidir;bir erkeğin omuz ve kollarına sahiptir,adelelidir.Boynuzları-İngilizce”horn”ları onun aşırı seksi-Horny oluşuna bağlanmış.Zaten boynuz İngilizcenin ötesinde tüm dünyada seksualiteyi sembolize eder.Eski Tantrik efsaneler boynuzu seksüel enerjinin mistik doğuşu olarak görürler.Keçi görünümünde aynı boynuzlar gibi aşırı cinselliği gösterdiğini ise büyük usta Halikarnas Balıkçısı’da yazmış.Yazar Tekenin erkek Fallik işareti temsil ettiğini yazmış Anadolunun sesi kitabında(benim çıkış noktamda buradan başlıyor).Bundan öte yazdıkları hayli ilginç:erkek fallik işaretlerinin Hepanaerkil-yani Anadolulu toplumlarda görüldüğünüde eklemiş.Öte yandan Şeytan’ın insanı şehvete ve içkiye yönelttiğide malum.Belkide böylelikle diğer günahların ortaya çıkmasına alt yapı hazırlıyor.Tek tanrılı inanışlardan önce böyle bir tanrının var olduğunuda biliyoruz.PAN.Üstelik Peter Pan’a ve Pan Fülüte isim babalığı yapacak kadarda masum bir tanrı bu.Tabiki şehvetli olması bir kenara bırakılacak olursa…Yinede bu olumsuz niteliği hariç yarattığı hiçbir olumsuz miti yoktur Pan’ın.Pan temelde bir doğa tanrısıdır.Kırlarda gezer,su perilerini kovalar,tuttuğunuda affetmez!Kimi zaman Şarap tanrısı Dionysos’la takılır.Çok neşelidir bu keçi tanrı.Hep sırıtır,dans eder,syrinx’ini çalar ve çayırlarda dolaşır durur.Öğleleri ise ağaç gölgelerinde uyur.O nu uyandırmaksa çok tehlikelidir,çünkü fena halde irkilir.PANİK sözcüğü onun bu korkusundan doğmuştur.Adının kaynağıda ilginçtir Pan’ın.Ünlü Mitolog PierreGrimal şöyle yazmış”Popüler etimoloji Pan adını Grekçe”bütün”kelimesine bağlar.Daha sonra filozof ve mitologlar bu tanrıda Evren’in ve Bütün’ün yansımasını gördüler”!
Hristiyanlıktan önce,tüm evrenin anlamı olan Şeytan görünümlü ve nitelikli bir tanrının olması ilginç değimli?Bu benzerlikten dolayı San Fransisco’daki yasal Şeytan kilisesinin kurucusu Anton La Vey,Satanic İncil adlı kitabında bu benzerlikle ilgili teoriler geliştirmiştir.”Bir ulus yeni bir rejimi benimserse geçmişin kahramanları,şimdinin hainleri sayılır.İlk hristiyanlar bu yüzden geçmişin pagan tanrılarını Şeytan ilan ettiler;Pan2ın temiz vasıfları günah sayıldı ve görüntüsü Şeytana uyarlanarak metamorfoza uğratıldı”diyor hazret.
Pan’ın sonuda enteresan.Ölüyor basbayağı bu tanrı.Ölümsüz olduğu halde!Plutarkos’un yazdığına göre bir gün bir gemi Korfu’nun güneyinden,Paksos adasından geçerken,tayfaların tümü şöyle bir ses duyduklarını iddia etmişler.Gemi dümencisine adı ile seslenen bu ses”Epeiros’a gidince haber verin ulu Pan öldü”demiş.Herkes şaşkınlık içine düşmüş,kimi bunun kıyıda gizlenenlerce yapılan bir şaka olduğunu ileri sürmüş,kimi ise tanrısal bir haber olduğuna inanmış.Dümencide inananlardan olduğu için Epeiros’dan geçerken”Ulu Pan öldü”diye karaya doğru haykırmış.İşte o anda çok garip bir şey olmuş,karadan korkunç bir çığlık duyulmuş;acı dolu,dehşet dolu.Sonra bir kez daha,bir kez daha.Giderek çığlıklar tüm çevreyi kaplamış.Oysa etrafta kayalardan,ağaçlardan ve hayvanlardan başka canlı yokmuş!...Bu olayın imparator Tiberius zamanında olmasıda ilginç kanımca;çünkü bu imparator İs.14 ile 37 arasında hüküm sürmüş.Yani İsa doğduktan hemen sonra!Hz.İsa doğuyor,Pan ölüyor.Hristiyanlık doğuyor,Paganizm ölüyor.
Alın benden size ZEİTGEİST’e yakışan bir dolu teori daha.Dileyen biraz düşünür,dileyen Esc tuşuna basarak çıkar ve gidip Magazin Proğramlarını seyreder.Dileyense-olaki uykusunun kaçtığı bir günün sabahında,veya bir bardan çıkıp sallana sallana eve giderken,gün ağarırken veya yorucu bir güne başlama çayını yudumlarken,başını kaldırırda göğe bakarsa;olaki bir bahar veya yaz sabahıysa;ve vakti gelmişte yıldızımız oradaysa;dudaklarına bir gülücük atıversin.O yıldız;ister kuru bir astronomik anlatımla Venüs gezegeni;ister astrolojik tanımıyla sevgi planeti Venüs,ister aşk tanrıçası Afrodit’in ışığı,Lucifer’in aydınlığı,Hz İsa,hatta Şeytan’ın bizzat kendisi olsun ne fark eder.O yıldızki geceden sabaha ışık taşıyor,bir gün yeni doğarken insanı gülümsetiyor…Dileyen dilediğini der,dileyen istediği yolda giderİsimler farklı olsada,hedefler çakışmasada,ama kalpten kalbe giden yollar kapanmadıysa her şey yolunda demektir.
1500’lü yılların Fransa’sında,hani Huguenot’larla(Protestanlar)Katolikler Tanrı adına birbirlerini boğazlar,cadılar dinsizlik suçu ile yakılırken,geceleyin bekçiler sokak sokak dolaşır,saat başlarında sopalarını yere vurup şöyle bağırırlarmış:”Masum vatandaşlar rahat uyuyun,saat geceyarısı bilmem kaç,güzel sıcak bir yaz gecesi,kralımız hala filanca”diye…

Bende sizlere diyorumki:”Sevebilen insanlar,geceleri rahat uyuyun,çünki siz karanlıktan görmüyor olsanız bile Sevgi Planeti Venüs hala göklerde parlamakta.”…

SEVGİYLE KALIN

Hiç yorum yok: